2022 ve 2023

Birçok şeyi bu kadar sorguladığımız ve yaşananlara şaşırdığımız başka bir yıl hatırlamıyorum. Pandemi sonrası bir normalleşme beklerken birçok alanda eski normale dönemeyeceğimizi anladık. Üzerine global ekonomideki sıkıntılar, dünya devleri arasındaki çekişmeler ve bölgesel savaş gelince kafalar iyice karıştı. Çevreye verdiğimiz zarar da ilk kez bu kadar net sonuçlar üretti ve bu olumsuzluk artacak gibi görünüyor. Sıralamam gerekirse;

Öncelikle iş dünyasında bazı kurumsal ezberlerin sorgulandığı bir yıl yaşadık. Kapitalizmin gelişimi ve aydınlanma aklına paralel olarak batının tüm dünyaya yaydığı ve neredeyse evrensel bir standart haline gelen bazı modeller sorgulanıyor ve değişiyor. Mesela esnek çalışma saatleri, azalan iş günleri, uzaktan çalışma gibi dönüşümler kalıcı olarak yerleşecek gibi görünüyor.

Sosyalist düzenin devrilmesiyle globalleşen ve hızla büyüyen kapitalist sistem de sorgulanır oldu. “Glocalization” yeni gündem ve kalıcı gibi görünüyor. Gelir dağılımı vb konular da yoğun olarak tartışılıyor. Teknoloji alanında ise metaverse bir devrim gibi görünüyor. Bunun balon olduğunu söyleyenler olsa da bu alanda gelişme kaçınılmaz. Belki planlandığı kadar hızlı olmayacak ama bir çok şeyi değiştireceğini tahmin ediyorum. Ve tabii ki ülkemizde yaşanan ekonomik kriz. Faiz inadı gibi basit hatalarla tetiklenen kriz, geçmişte yaşananlar kadar kolay geçmeyecek, bir çok şeyi yapısal olarak değiştirecek diye düşünüyorum.

Yıllardır önümüzdeki dönemlerle ilgili öngörülerde bulunuruz işimiz gereği. Tutar tutmaz ayrı konu ama bu bağlamda 2023, tahmini en zor yıllardan biri gibi görünüyor. Ülkemizde seçim atmosferi, globalde ise çok belirsiz bir siyasi ve ekonomik ortam söz            konusu.       Yani        bir     şeyler         düzelmeye   de       başlayabilir, hayatımızda görmediğimiz derin bir krizin içine de düşebiliriz. Peki spesifik konulara girersek…

Ülkemizde özellikle küçük ve orta boy işletmeler için sürdürülemez hale gelen iş ortamını çok kritik görüyorum. Örneğin perakendede yıllardır çok büyük bir arz/kapasite fazlası vardı ama özellikle küçük esnaf çarkı bir şekilde döndürüyordu. Ancak artık dönmüyor çünkü insanların alım gücü çok zayıfladı, buna karşılık masraflar katlanarak büyüdü. Dükkan sahibi olup kira ödemeyen, kendisi çalışıp fazla maaş vermeyen esnaf bile zorlanıyor artık. Emlakçılardan eczanelere, tamircilerden boyacılara çok alanda sıkıntı bariz. Önümüzdeki yıl hızla kapanan AVM’ler, küçük işyerleri ve bunun yan etkileri her şeyi derinden etkileyecek çünkü bu yapısal bir sorun, faiz vs gibi bugünden yarına düzeltilebilecek bir şey değil. Global tedarik zinciri de ciddi bir dönüşüm içinde. Kapitalizmin tüm dünyaya yayıldığı son çeyrek yüzyılda Asya’da ucuza üretilen ürünlerin kolayca tüm dünyada satışa sunulduğu dönem bitti gibi.

Artık Asya da çok ucuz değil. Üzerine nakliye giderleri arttı ve bazı politik çekişmeler, yasaklar söz konusu. Yani globalizasyon glokalizasyona dönüşecek görünüyor. İyi taraftan bakarsak Türkiye bundan yararlanabilir.

Diğer önemli sorun da nitelikli, yetenekli iç gücü temini. Eğitimli gençlerin gözü dışarıda ve imkanı olan kaçıyor. Öte yandan orta seviyede nitelikli eleman kaynakları da yetersiz. Bu durum 2023’ü direkt etkilemez belki ama uzun vadeli etkileri kötü olacak. Artan çalışan giderleri orta boy firmaları da çok etkiliyor ve bir kısmı kaçak göçmen işçiyle idare ediyor ama bu da sürdürülebilir değil.

Sürdürülebilirlik giderek daha fazla gündemimize giriyor ama yapılanlar da ağırlıkla “greenwash” seviyesini geçmiyor. Ancak şimdiye kadar hayatımızı çok etkilemeyen ve “teorik” bir unsur olarak kalan iklim değişikliği artık bir çok şeyi değiştirecek. En somut olumsuz etki de su yetersizliği olacak. Umarım buradan dersler çıkarıp bir şeyleri değiştiririz. Buna bağlı olarak bu yıl tarımda da radikal dönüşümler yaşamazsak sonraki dönemde işimiz zor.

Dijitalleşme de son çeyrek yüzyılı değiştiren önemli gelişmelerden biri. Değiştirmeye devam edecek ama ne hızla, bunu kestirmek zor? Metaverse bir balon mu yoksa hayatın her alanında bizi etkileyecek bir devrim mi? Emin değilim ama teknolojik dönüşümleri göz ardı etmemek gerektiğini defalarca deneyimledik. Gereken dersleri çıkarmak lazım.

Ve son olarak kapitalizm. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında ciddi bir gelişme gösterdi ve sonlarında sosyalist ekonomileri yıkarak dünyaya hakim oldu. Ardından globalleşme geldi ve dünya markaları her yere yayıldı. Tabi bu kontrolsüz büyüme teknolojiyle de birleşince şirket gelirleri katlanarak büyüdü. Rakip de kalmayınca sistem de patronlar da havalara girdi. Dünyada zengin denince birkaç milyar doları olanlar anılırdı ama şimdi 100 milyar dolar ve üstü konuşuluyor. Ancak üst sınıf servetini katlayarak büyütürken orta ve alt sınıflarda sıkıntı artıyor. Esas mesele de bu. Yani yeni dünya beklendiği kadar adil değil. Bir çok insan da bu agresif kapitalizmi sorgulamaya başladı. Dünyaca ünlü ekonomi, pazarlama yazarları da CEO’lar neden bu kadar yüksek gelire sahip, yüksek servetlerden neden vergi alınmıyor diye soruyor. Sonrası ne getirir bilemiyorum ama bu agresif sistemi sorgulayan görüşler giderek dünyaya yayılacak. Umarım…

Bu yazı CCA Kurumsal Değişim Akademisi Aralık Bültenin’de ‘2022 Değerlendirmeler, 2023 Öngörüler’ başlığı altında yayınlanmıştır.

Yorumlar
Bütün Yorumlar.
Yorumlar